Yaygın Gelişimsel Bozukluk (Otizm)

 Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir gelişim bozukluğudur. Otizm genellikle yaşamın ilk 2 yılında ortaya çıkar. Otistik çocuklar genelde öğrenme zorluğu çekerler. Otistik çocukların büyük bir kısmında farklı seviyelerde zeka geriliği görülse de, zeka seviyeleri normal otistik çocuklar da vardır. Ancak genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, Otistik çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta ortak bir zorluk çekerler

       Bir annenin doğum sonrası çocuğunun engelli olma oranı %2dir; Otistik olması oranı ise %0.5′tir (eskiden bu oran 4/10.000 olarak değerlendirilirdi). Bir otistik çocuktan sonra, ikinci çocukta otizmin ortaya çıkması riski %3 dür. Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarından 4 kat daha fazla görünmektedir Her çocuktaki otistik belirtiler ve bunların seviyesi farklılık gösterebilir, bu nedenle otizmin seviyelerini kategorize etmek güçtür. Ayrıca, Asperger Sendromu ve Rett Sendromu olarak bilinen otizm formları da bulunmaktadır.

 Otizmli Çocukların Özellikleri

      *Göz teması yoktur ya da kısa sürelidir ya da sabit ve delip geçen bakışları vardır. 
      *Diğer insanlarla sosyal etkileşimleri yoktur ya da tanıdık ve yabancı ayırt etmeksizin etkileşimde bulunurlar. 
      *Bazen anne – babaya ; yabancı insanlara davrandıkları gibi davranırlar.Anne-babayı tanıdığını belli etmeme ya da coşkuyla karşılık vermeme görülür. 
      *Çevrelerindeki insanları ( anne – baba dahil ), birer araç olarak mekanik biçimde kullanırlar.Örneğin; annenin elinden tutup istediği şeye ulaşmak için götürmek gibi. 
      *Herhangi bir kimse tarafından dokunulmak, kucağa alınmak istemezler. ( Bu gibi durumlarda itme, kasılma vb. türden hareketler gözlenebilir.)Ya da bazen yer, zaman, kişi ayırt etmeksizin dokunurlar.
      *Karşılıklı gülümseme yoktur ya da azdır.
      *İsteklerini parmakla gösterme yoktur.Bunun yerine yetişkinin elini istediği şeyin üstüne koyar.
      *Parmakla gösterilene bakmazlar.
      *Seslenildiğinde adlarına tutarlı olarak bakmazlar.
      *Akran ilişkileri yoktur ya da bu konuda sorunlar vardır. 
      *Selamlaşma ve vedalaşma hareketlerini yapamazlar ya da farklı biçimde yaparlar ( ters yönde el sallamak gibi).
      *Canları yandığında yardım ve şefkat aramazlar.
      *Sır tutamazlar, yalan söyleyemezler, saf ve dürüst oldukları için kolaylıkla kandırılabilirler.
      *Konuşma hiç yoktur ya da yeterli sözcük dağarcığına sahip değildirler. 
      *Konuşmanın içeriği ve şeklinde normalden farklılık söz konusudur.Anlamsız ve uydurma sözcükler,tekrarlayan sözcük ve cümleler, bir sözcüğü başka bir sözcük yerine kullanma gibi.Konuşmada hiç kimseye hitap etmezler ve kimseden cevap beklemezler, söyledikleri, işittikleri ile ilgili değildir. 
      *Kendilerine söylenen bir şeyi aynen tekrarlamaya sıklıkla rastlanır.( Ekolali; yankı konuşması) Örneğin; “ Bir kurabiye ister misin?“ sorusuna “ Bir kurabiye ister misin?“ diye cevap verirler. Ya da “sütünü iç Ayşe” dediğinde çocuk “sütünü iç Ayşe” der. 
      *Şahıs zamirlerini karıştırırlar. Kendinden “ben” yerine “sen” diye bahsederler.Örneğin;su içme isteğini “su istiyorsun”ya da kendi ismini kullanarak “Ali su istiyor”gibi ifade eder.
      *Çok nadiren “evet” ve “hayır” kelimelerini kullanırlar. 
      *Çoğu zaman soru soramazlar.Sorulara cevap vermekte zorlanırlar.
      *Soyut kavramları, kelimelerin mecazi anlamlarını, deyimleri, esprileri anlayamazlar.Örneğin; “çenen düştü” deyimini somut biçimde anlarlar.”komşu komşunun külüne muhtaçtır”deyimini kül ihtiyacı olarak yorumlarlar.
      *Oyun oynama becerileri farklıdır. Oyuncaklarla amacına uygun oynayamazlar.Örneğin;arabayı sürmek yerine tekerleklerini döndürmek gibi.Hayali (sembolik) oyunları oynayamazlar.Sembolik oyunu oynayabilenlerde ise senaryolu (rollü;evcilik gibi) oyun oynama becerisi görülmez.
     *Sıklıkla tekrarlanan davranışlar(stereotipi) söz konusudur.Örneğin; durmadan tabak ya da herhangi bir cisimi döndürme, vücudunu ileri – geri/sağa-sola sallama, kendi etrafında dönme, parmaklarını gözleri önünde hareket ettirme, kollarını kanat gibi çırpma,parmakları ile havada birtakım şekiller oluşturma, ellerini ritmik hareketlerle vücudunun herhangi bir yerine ya da herhangi bir yere vurma vb.)
      *Belirli bir nesneye, alışılmışın dışında bir ilgi ve bağlılık gösterirler ve bu nesnelerle tekrarlayan bazı hareketler yaparlar.Örneğin; kredi kartı, şampuan şişesi, metalik ve ışıklı dönen nesneler gibi objeleri elinde tutma, evirip çevirme, döndürme, sıraya dizme gibi uğraşlar içinde olurlar.Bunlar ellerinden alındığında öfkelenirler.Ya da öfkeli ve sıkıntılı olduklarında ancak bunlarla sakinleşirler.
      *Daralmış bir ilgi alanları vardır.Örneğin; müzik, klipler, sayılar, logolar, amblemler, reklamlar vb.
      *Aynılığı korunmasında ısrarcıdırlar, değişikliğe tepki gösterirler.Örneğin; ev ya da okul ortamdaki eşya ve düzen değişikliği,aynı kıyafeti giymek isteme, bir yere giderken hep aynı yoldan gitmek isteme, gibi.
      *Aşırı titiz, düzenli ve detaycı olabilirler.Örneğin; duvardaki küçük bir lekeyi bile fark edebilirler.
      *Nesnelerde ve insanların giysilerinde bazı ayrıntılarla yoğun biçimde ilgilenirler.
      *Dikkatleri çabuk dağılır ve kısa sürelidir. 

    -Kalıp halinde öğrenirler.

       -Sıralama yapmada zorlanırlar.Örneğin; 5 ten sonra hangi sayının geleceğini bilemezler.

      -Bütünden ziyade ayrıntıya dikkat ettikleri için bağlantı kurmakta ve öğrendiklerini bütünleştirmekte   zorlanırlar.

      -Yargılama becerileri akranlarının düzeyinde değildir.

      -Okuma ve yazma öğrenirken gramer vb hataları olabilir.Bazen erken yaşta anlamını bilmeden okuma (hiperleksi) görülür.

      -Sağ-sol, önünde-arkasında gibi yönleri ve mekansal kavramları öğrenmekte zorlanırlar.

      *Bazı alanlarda özel becerileri ve yetenekleri olabilir.Bu alanlar;
              -Müzik ( konuşmadığı halde şarkı söyleme, enstrüman çalma gibi)
              -Bellek (reklam sloganları, plakalar,yollar, logo ve amblemler vb.)
              -Sayılar ve sayısal ilişkiler (güç matematik işlemlerini akıldan yapabilme gibi)
              -Mekanik (çok parçalı yap-bozlar, bilgisayar, teknik aletler, mekanik oyuncakları söküp takabilme gibi)
              -Resim yapma 
      *Bazı uyaranlardan (yüksek ses, ışık vb.) rahatsız olurlar. 
       *Acıya, ağrıya ve soğuğa karşı tepkileri ilgisizlikten aşırı hassasiyete varan iki uç arasında gidip gelebilirler.
      *Çevrelerindeki gerçek tehlikelerin farkında değildirler.Ya da kendilerini koruyamazlar. 
      *Kafasını vurma, ellerini ısırma gibi davranışlarla kendilerine zarar verebilirler. 
      *Kendine özgü, abartılı ve uygunsuz korkular görülebilir.
      *Çevreye zarar veren davranışlar, huysuzluk ve öfke nöbetleri,isteklerinin engellenmesine karşı tahammülsüzlük gibi davranış problemleri görülebilir. 
      *Yemek problemleri vardır.Örneğin; çiğnemekte güçlük çekebilir, katı yiyecekleri reddedebilir, tek bir yiyeceğe takılıp kalabilirler.
      *Tüm gece uyanık kalma, az ya da çok uyuma, anne ile yatma isteği gibi uyku problemleri söz konusu olabilir.
      *Bazıları aşırı hareketli iken bazıları ise kas gücü yokmuş gibidirler.
      *Sebepsiz ve uygunsuz ağlama ve gülmeler görülebilir. 
       *Otistik çocukların özellikleri, yetenek ve becerileri geniş bir yelpaze içinde dağılım gösterir. Bu nedenle yukarıda sözü edilen belirtiler ve özelliklerin hepsi her otistik çocukta görülmeyebilir.Bu şekilde zeka düzeyi iyi ve otistik özellikleri az olan çocuklar için, “yüksek işlevsel otizm” ifadesi kullanılır.
       *Otizmde, erken teşhis ve erken müdahale çok önemlidir.Ancak henüz otizme yönelik kesinleşmiş bir tedavi yoktur.Otizm yaşam boyu süren bir gelişimsel bozukluktur.Bazı belirtiler ortadan kalkabilir ve iyi bir eğitimle otistik bireylerin uyum yetenekleri ve becerileri geliştirilebilir.İlaç tedavisi; özellikle yoğun hareketlilik, uyku sorunları, yoğun davranış sorunları, yeme sorunları, kendine ve çevresine zarar veren davranışlar, sıkıntı ve kaygı gibi durumlarda kullanılır.Ancak tüm uzmanların ortak görüşü; en etkin yöntemin gerektiğinde ilaç tedavisiyle de desteklenen “eğitim” olduğudur.
      *Yaşları ilerledikçe; çevreye ilgilerinin arttığı, değişikliklere daha az direnç gösterdikleri, davranış problemlerinin azaldığı, kendilerini tehlikelerden korumaya başladıkları görülür.Otistik belirtilerin zamanla azaldığı görülse de, genelde tümden yok olmadığı bilinmektedir; sosyal beceri ve iletişimdeki sorunlar devam eder. Genelde bu çocuklar, yaşamlarının her döneminde bir ölçüde gözetime ihtiyaç duymaktadırlar.Zeka düzeyi ,dil gelişimi, ailenin sosyo-ekonomik durumuna bağlı olarak, bağımsız bir yaşam ve kendine yeterli olma, bir iş sahibi olma çok az sayıda otistik için ( %1-2’si) mümkün olabilmektedir.
       Unutmamak gerekir ki otizm, otistik çocukların tek özelliği değildir.O da hepimiz gibi değişik yönleri olan bir kişiliğe sahiptir.Karşılaşılan her sorunu otizme bağlamak uygun değildir.